Saplanmış sa iki bıçak kalbime, Nasıl anlatırsın bunu sevdiklerine Sevgimi,İhanet mi,Melenkoli mi Adını siz koyun.
Biliyorum çok kişi ayıplayacak beni, Seviyorum tüm güzelleri,güzellikleri Hepsinin kokusu başka bence, Nergis'in,Karanfil'in, lale'nin İsmi saymakla bitmeyen Tüm güzel çiçeklerin.
Hepsinin tadı başka, Ayşe'nin,Fatma'nın,Emine'nin, İsmi ne olursa olsun Hepsi ayrı birer güzel benim için.
Biliyorum ayıplayacak birileri Ama şu nu sormak isterim ki Sen şeftali yemek istersen Elma ya ihanet mi edeceksin. Bu mısralar uzar gider, Sevda buram buram burnum da tüter, Bu gönüle bir sevda yetmiyor artık Gönül sevdiklerine çeker gider.
Seni izlesem keşke bu akşam.. İkimizin yatağında uzanırken sen boylu boyunca Kapalı gözlerinden süzülüp kalbine düşsem, Ve bir küçük öpücük kondursam usulca.. Gece bitmese... Ellerim ipek saçlarının her bir telinde kutsansa mesela.. Ve uzanıp yanına boylu boyumca Okşasam yanağını.. İbadet etsem teninde... Sabah olmasa..... Uyansa benliğin.. Uyandırmak istemesemde Ateş sarsa yatağımızı Yansak alev alev Sen bende kaybolsan ben sen de yok olsam Kör düğüm olsak... Dönsek alevler yükseldiğince!! Zaman akmasa.. Yorgun bedenlerin son durağında, El ayak çekildikten sonra sokağımızda Kimseler görmezken hani Hani göğsünün tam ortasına Dayasam başımı Ve parmakların gezinse mesela sırtımda Okşasan saçlarımı... Güven duysam... Sonra yıkasam seni ellerimle Yıkansam beraberinde.. Çocuğum gibi usulca Kadının gibi şehvetle Ovsam sırtını.. Atsam yorgunluğunu... Ardı ardına tüm duyguları fondipleyip Düşsek yeniden yatağımıza... Sarhoş olsak! Dolansak birbirmize.. Hiç Ayılmasak...... B e n S e n' i i z l e m e k i s t i y o r u m b u a k ş a m ! oskarbahtiyari-5@hotmail.com
Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin En gorkemli saatinde yildiz alacasinin Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan Onu cok ariyorum onu cok ariyorum Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari Bir yerlere yildirim dusuyorum Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus Tedirgin gulumser Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili Hic bir ani tek basina yasayamazlar Her an otekisiyle birlikte hersey onunla ilgili Telasli karanlikta yumusak yarasalar Gittikce genisliyen yakilmis ot kokusu Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte Yansimalar tutmus butun sahili Cunku ayrilmanin da vahsi bir tadi var Oyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil Cunku ayriliklar da sevdaya dahil Cunku ayrilanlar hala sevgili Yanlizlik hizla alcalan bulutlar karanlik bir agirlik Hava agir toprak agir yaprak agir Su tozlari yagiyor ustumuze Ozgurlugumuz yoksa yalnizligimiz midir Eflatuna calar puslu lacivert bir sis kusatti ormani Karanlik coktu denize Yanlizlik cakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin Ne yanina donsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapini bir calan olmadi mi hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince Simsicak bakislari suc ortagi kacamak gulusleri gizlice Yalnizlarin en buyuk sorunu tek basina ozgurluk ne ise yarayacak Bir turlu cozemedikleri bu olu bir gezegenin soguk tenhaligina Benzemesin diye ozgurluk mutlaka paylasilacak suc ortagi bir sevgiliyle Sanmistik ki ikimiz yeryuzunde ancak birbirimiz icin variz Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatca sigariz Hic yanilmamisiz her an dusup dusup kristal bir bardak gibi Tuz parca kirilsak da hala icimizde o yanardag agzi Hala kipkizil gulumseyen sanki atesten bir tebessum zehir zemberek ASKIMIZ
İnsan isterim insan olmaya yeten Bir tebessüm isterim gözlerden Kâlplerden dillere dökülen bir sevgi isterim Korkmadan denebilecek iki kelime Sınırsızca denmeli Yırtmalı dün engelleri Aşmalı duvarları Akmalı deniz gibi Taşmalı volkan gibi Akmalı yüreklerden dillere Utanmadan haykırmalı o iki kelimeyi Biraz da utanmalı, kızarmalı yüz O kelimenin ağırlığı altında ezilmeli insan Denişte bile o yük taşınmalı Denmesin ki o iki kelime o gerçek anlamını bulmalı Taşınmalı ki herkese denmesin Bulmalı ki gerçek hak ettiği yürekte sonsuza kadar kalmalı Biraz çocukça, biraz da savunmasız olmalı insan O kelime onlar kadar saf olmalı sade Yavan, biraz da ulaşılmaz olmalı Her an söylenebilecek ama herkese denmeyecek kadar da gururlu Biraz da mağrur olmalı insan Doğru insana dendiğinde o gururu taşımalı insan Kalbinin mağrurluğunu duymalı insan Biraz masalımsı olmalı biraz da düşsü Masal kadar uzak, bir düş kadar yakın olmalı insana İnsan o kelimeyi hissettiğinde sıcacık olmalı kalbi O sıcaklıkta kendini bulmalı, içmeden sarhoş olmalı Ayık ve de sarhoş olmalı Tezatları yaşamalı insan Tezatlarla o kelimeyi her dediğinde yeniden yaşıyor olmalı Yaşadığı insan tek olmalı O kelimeyi her defasında aynı kişiye demeli, onda yaşamalı Tüm tezatları, tüm sınırları O sıcaklıkla o kişiye duyduğu aşkı ilk defa yaşıyor olmalı Her SENİ SEVİYORUM dediğinde o kişiye ilk kez diyor kadar Utanmalı kalbi, bir kelebek kadar titremeli Serçe kadar savunmasız olmalı Her deyişinde sarılmalı o kişiye, bulduğu tek limana O liman doğru olmalı, hissetmeli insan O zaman insan olduğunu
Çok özledim seni Aradan çok uzun zaman geçti Galiba iki saat gibi bir süreydi Kısa gibi görünse de; Benim için iki yıla bedeldi.
Çok özledim seni Duymak istiyorum ipek sesini Biliyorum, çok şey istiyorum Ve farkındayım, imkansız sevda benimkisi
Çok özledim seni Bu gece dört te aniden Sen diye uyandım Oturdum bir başıma Yine, Sen diye ağladım Gözlerimden dökülen her damla gözyaşımda Seni aradım, Yazık ki çok uzaktaydın Sonra, gecenin karanlığına inat Aydınlık bir şiir yazdım Her yer ışıl ışıl oldu Çünkü seni ve benim sana olan hislerimi anlattım Bu da yetmedi; Elimde olmadan çok duygulandım Ağladım, ağladım... Yazarken hiç aldırmadan Bembeyaz kağıdı gözyaşlarımla ıslattım Biliyormusun ? Şu an, bir şiir değil; Gözyaşlarımı okuyorsun.
Seni çok seviyorum Ömrün boyunca hep gülmeni istiyorum Zararı yok ben senin yerine de ağlarım Ağlamaya alışkınım...
Bazen seni kaybetmekten korkuyorum Sana karşı korkularım var benim Bir türlü söleyemiyorum Tüm bunlara rağmen Bir tek şey biliyorum Ben seni seviyorum.
Biter deme bu sevda bana sakın Sen bana kendimden daha yakınsın Gözyaşlarımsın, mutluluklarım Ancak sen istersen vazgeçerim Tüm bu güzellikleri, Ölene kadar içimde saklarım Kalbine nasıl girdiysem Öylece sessizce çeker giderim. Her zaman olduğu gibi Seni sadece kendi içimde özlerim...
Sen beni seviyorsun Bu gün hissettim Korkuyorsun, söyleyemiyorsun Aslında, biliyorum Hiçbir zaman söyleyemeyeceksin Zaten istesen de söyleyemezsin Çünkü; Bizimkisi ne arkadaşlık Ne de bir sevda Bu iki duygunun arasındayız galiba.
Sen beni seviyorsun Bu gün hissettim İçimdeki volkan patlarken Serin akarsu gibi üstüme geldin Bütün suç benim, Seni de ateşimle buhara çevirdim O güzelim bahar kokunu Her lâhza içime çektim Sana olan sevdamı, Sadece mısralarda yazdım ve yaşadım Sevdim, seni çok sevdim Sen de beni seviyorsun Bu gün hissettim...