Seni seviyorum aşkım..
Ne kadar sık söylenen ve ne kadar ağza düşmüş kelimeler haline geldi günümüzde.. herkes birbirinin aşkı.. 3 günlük sevgililer de birbirinin “aşkım” ı 10 yaşındaki çocuklar da.. iğrenmeye başladım artık .. herkesin elinde bir telefon sabahtan akşama kadar mesajlaşmalar ;
—nerdesin aşkım napıyosun aşkım gittin mi aşkım geldin mi aşkım sıctınmı askım ellerini yıka aşkım peki aşkım… sanal olarak aynı ortamlarda birlikte yaşayan,yaşamaya çalışan,affa sığınarak, beleş mesaj olayının bokunu çıkarmış iki insan, iki “aşık”.. konuşacak konu mu kalmadı? ee şimdi napıyosun aşkım ve sahte bi “: )” .. o da bitti ve hala konu yok mu o zaman tripleşmeler başlayacak demektir.. ve direk muhabbet iki arkadaş konuşmasına çevrilecektir.. “aşkım” yok artık ifadelerde .. bi iki saat tripleşilir sonra tekrar barışılır ve tekrar laubali şekillerde “aşk” ifadeleri.. bu yazıda bu kadar çok yazarken bile tiksindim şu ayaklar altına düşmüş kelimeden..
ve sevgiden uzak sadece “seni seviyorum” sözlerinde kalmış ilişkilerden..
oysa sevda başka bişeydi hergün görmek için Allah a dua etmekti.. sevgilinin evinin önüne gidip sadece sülietini camdan görüp o karanlıkta; bana bakıyor ya yeter diye avunabilmekti belki .. belki de hergün aynı saatte ne pahasına olursa olsun geçmekti aynı yerden .. saatlerce düşünüp aklından gecenleri yazmaktı bi kağıda.. temize geçmeden vermekti düşünceler gibi safiyane olsun diye.. eli eline deyince heyecanlanıp telaş içine düşüp kızabilir diye elini çekmekti sevda ve gülümsemekti üstüne utangaç iki küçük edasıyla.. seni seviyorum sözünü en güzel anlara saklamaktı sakız edenlere inat.. ve sevda utanmaktı kızaran yanakları öpmeye ,bir zamanlar..
şimdi ise parmaklarımıza bakan 160 karaktere sığdırılmış kısa aşklarımız var bizim ..
ii geceler “aşkım” iki nokta üst üste ve kapalı parantez .. en sahtesinden..